Çınarın Hikayesi. Bölüm – 13

3 Haziran 2020 0 Yazar: analsex

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Çınarın Hikayesi. Bölüm – 13
Çınarın Hikayesi

Çınarın Hikayesi 7 Kardeş, Ablam Nalan (13)

Uçağımız alana indiğinde ablamla gözgöze geldik. Ablam dudaklarıma
hafif bir öpücük kondurarak, biz şimdi almanyadamıyız, ben evet aşkım
kısa bir süreliğinede olsa şimdilik öyle. Ablam üzerine ince kazağını giyerek,
hazırım.

Kapının yanında uçak personeli yolcuları selamlayarak, uğurluyordu.
Biz ablamla kapıya geldiğimizde alevnaz, tanıştığımıza memnun oldum
nalan hanım iyi tatiller diyerek, tokalaşmak için uzattığı eliyle, ablamın
avcuna bir not sıkıştırdı.

Alevnaz bana dönüp baktığında, gözlerinin içi gülüyordu. Biz diğer uçağın
kalkacağı yeri aramaya başladık. Babam her şeyi düşünmüştü.
Korumamız almanca bildiği için sorun yaşamadan uçağa binmiştik.

Acaba alevnazın verdiği kağıtta ne yazıyordu. İndi bindi teleşıyla arada
unuttum gitti.

Bu sefer üçerli koltuklar vardı. Uçakta boş yer yoktu. Uçak almanlarla
doluydu. Korumamız direk yanımıza oturmuştu.

Neyseki bir saatlik kısa uçuştan sonra Prag’a indik. Hava bayağı soğuktu.
Ablam kollarımın altına girmiş iyice sarılmıştı bana.

Korumamız ellerini ovuştururken bize bakıp hafifce gülümseyerek.
Gercektende çok soğukmuş çınar bey dedi. Bende kafamı evet
anlamında salladım.

Neyseki çok beklemeden alandan taksiye binerek otele doğru yola çıktık.
Korumamız ön koltukta ben ve ablam arka koltuğa oturmuştuk. Ben
korumanın tam arkasında oturuyordum.

Ablam taxiye biner binmez, bana iyice sokularak ellerini kazağımın altından,
atletimin içine soktu. Sağ elini sırtımda gezdirirken, diğer elini göğsümde
gezdirerek, buz gibi elleriyle sıcak tenimin üzerine bir dokunup bir çekiyor.

Sol eli göğsünde gezerken, dirseğiylede kot pantolonun üzerinden sikimi
adeta okşuyordu.

Kafasını kalbimin üzerine koymuş, gözlerini bana dikmiş yüzüme bakarak
beni nasıl azdırdığını kalp atışlarımdan ölçüyordu adeta.

Ablam çok sürermi daha diyerek ortaya konuşunca, koruma önce bize
doğru hafif dönerek hemen soruyorum nalan hanım.

Şöferde ne konuştuğumuzu anlamamış ama aynadan ablamı kesmeye
başlamıştı.

45 dakikalık daha yolumuz vardı. Ablam göğsümü okşayan parmak tırnaklarını
tenime sürterek aşagıya doğru indi. Anlaşılan ablam tehlikeli oyun oynarken
beni azdırdığı kadar şöförüde azdırmayı kafasına koymuştu.

Koruma oturduğu yerden bihaber dışarıyı seyrediyordu.

Ablam çınarcım sana sarılmak iyi geldi. Sayende iyice mayıştım. Uyursam
otele gelene kadar uyandırma diyerek aşağya kayarak sikimin üstüne
dudaklarını koydu.

Bende tamam ablacım sen rahatına bak diye kafasını sikime iyice
bastırmamla ağzını açarak pantolunun üzerinden sikimi dişlemeye başladı.
Koruma, çınar bey ablanız size çok düşkün. Keşke benimde nalan hanım
gibi bi ablam olsaydı dedi.

Ablam yattığı yerden doğrularak hızlıca kalkıp yüzüme sırıtarak bakınca,
ikimizde katılarak gülmeye başladık.

Koruma ne olduğunu pek anlamadığı için biraz bozulur gibi olmuş. Ama
şoför anlamadığı halde bizle birlikte gülüyordu.

Ben ablam benim bi tanedir. Altı tane ablam var ama nalan ablam benim
en kıymetlimdir. Ablamda korumaya dönerek,evet çok haklısınız onu ben
büyüttüm sayılır, bu yüzden ona çok düşkünüm, öyleki onu içime sokasım
var diye güldü.

Ablam bana tekrar sarıldı. Ben arkama yaslanıp kollarımın arasına alarak
sıkıca sarıldım canım ablama.

Dikkatimiz dağılmıştı, bizde birlikte camdan dışarı bakarak birbirimize aaaa
şuna bak, buna bak diye diye otele geldik.

Biz otele girer girmez, lobide herkesin bizden önce gelmiş olduğunu gördük.
Ablalarımla koşarak sarıldık birbirimize.

Sonra koşarak anneme sarıldım. O mis gibi kokan teninin kokusunu içime
çektim. güvenilir bahis Babam yine her zamanki gibi planlı alın bakıyım şu otel odalarınızın
anahtar kartlarını diye herkese dağıttı.

Şimdi çıkın odalarınıza bi duş alın, en üst katta otelin restorantında bir saat
sonra buluşuyoruz.

Biz odalarımıza giderken babam korumalarla konuşuyordu.

Ablalarım ikişer kişilik odalarda ben ise tek kişilik odada kalacaktım. Şirin
ve selvi abla beraber Sultan teyzede benim gibi tek kalıyodu odasında.
Hepimizin odası koridorun sonundaydı.

Ben odama girip şöyle bir baktım. Sonra teker teker ablalarımın odalarına
girerek onlarla şakalaşıyordum.

Hepimiz çok mutluyduk. Tam odama gidip bende kısa bir duş alıp çıkayım
diye düşünerek şirin ablaların odasının önünden geçiyordumki, Çaldım
kapılarını, selvi abla açtı kapıyı.

Otelin haylusunu göğüslerinin üstünden sarmış.,Onu öyle görünce
Wooww fıstık sende kimsin, seni daha önce ben niye görmedim hiç
diyerek, yukarıdan aşağı süzdüm.

Oda kapıya elini koyarak önce bi salındı sonrada saçlarını geriye doğru
atarak, gözlerini gözlerime dikti, bu fıstık hep buralarda ama gören kim
diye sitemli ve cilveli konuştu.

Aslında çocukluğumdan beri onu hep terasta havuzda bikinisiyle görürüm,
ama bu sene ben dişi sineğe bile başka gözle bakmaya başlamıştım.

Bende o öyle konuşunca cesaret bulup iki adım atıp,elimi göğüslerinin bağlı
olduğu yerden havluyu kendime doğru çektim. Havluyu sıkıca tutarak
kendime doğru çekmemle, tam önümde dudaklarıma değecek kadar yaklaştı.

Kulağına sıcak nefesimi vererek, diğer elimi kıçına atıp sıkıca kavradım
ve iyi aklımda bulunsun, bu fıstık bundan sonra benim göz hapsimde deyip
boynundan öptüm.

Selvi abladan hııııhg diye bir ses çıktı dudaklarından.

Dönüp odama girerken selvi abla odanın kapısında hala titriyodu heyecandan.
Duştan çıktığımda boy aynasında kendime baktığımda, vücudum hiçde fene
sayılmazdı aslında. Biraz vücut çalışsam üçgen olurdu kesin.

Sonra sikime takıldı gözüm sanki biraz daha büyümüş gibime geldi. Sonra
bi ara ölçmem lazım dedim kendi kendime.

Siyah kot pantolonumu giyip üstünede koyu kızıl gömleğimi giyip omuzlarıma
V yaka açık renkli portakal bej karışımı kazağımı attığımda, çok can
yakacaksın çınar çoook dedim.

Yemeğimizi yemiş içeceklerimizi içerken babam şimdiki programı anlatıyordu.
Sonra hep beraber çıktık.

Babam türk konsoloslugundan türk bir rehber ayarlamış o kız bizi şehir içinde
gezdirmeye başladı. Şehrin her yerinde heykeller ve anıtlar vardı. Binaların
coğu tarihi yapıydı.

Şehrin tümü otantik bir hava veriyordu şehire tam bir ortaçağ havası vardı.
Her taraf turistlerle doluydu. Rehber kız iyiki şimdi geldiniz bir hafta önce
gelseydiniz daha kalabalıktı dedi. 23 kasım ile 24 Aralık arası. Büyük noel
panayırı kuruluyormuş şehrin her yerinde. İnsanlar bu sürede sevdiklerine
hediyeler alıyormuş.

Şehrin her yerinde bişeyler vardı. Mesela John lenon duvarı, Belki 50 metre
uzunluğunda 5 ya da 6 metre yükseklikte rengarenk bi duvar. Charle köprüsü
tarihi bir köprü. Kafe slavia çok önemli yazarların ve şairlerin uğrak yeriymiş
duvarlarında yazar ve şairlerin resimleri asılı Nazım hikmetinde bir resmi
vardı duvarda. Pasta yeyip kahve içip çıktık.

Otele dönerken çoktan hava kararmıştı. Kızlar rehber kızı kafalamışlardı
hemen akşam için program yapmışlardı. İş bana düşüyodu, kızlar topu
bana atmışlardı. Babamdan izni benim almam lazımdı.

Baba biz akşam yemeğini dışarda yesek olurmu ? Babam olmaz otelde yeyin
işte. Ya baba Jemes dean restaurantı varmış çok güzel.

Hemi rehber ablada gelecek. Yoksa önceden reservasyon olmadan türkçe bahis kimseyi
almıyolarmış. Millet aylar öncesinden yer ayırtıyormuş deyip iyice salladım.
Allahtan işletmecisini rehber abla tanıyoda bize kıyak yapacak bu akşam.
Babam bana baktı, sana güveniyorum geç kalmak yok.

Tamam baba süpersin deyip kızların yanına gidecekken, Baban kolumdan
tutup 4 korumada sizinle gelecek umarım onlarada yer ayırtırsınız. Yoksa
unutun dedi.

Baba tam ok. Sen merak etme biz direk gidiyoruz o zaman dedim. Babam
tamam anlamında eliyle gidin işareti yaptı.

Babam annem ve Sultan abla iki korumayla otele dönerken,9 tane taş gibi
hatunla biz, hafiften çiselemeye başlayan yamurun altında yürümeye
başlamıştık.

Restoranta geldiğimizde ben çok elit bir mekan beklerken açıkcası biraz
hayal kırıklığına uğradım dersem yalan olmaz

Bildiğin retro tarzında döşenmiş biraz salaş bir havası olan yer. Korumalar
bizden uzak bir yere oturup orda yemeklerini yiyip bizi hiç rahatsız etmeden
uzak koruma yaptılar.

Yemeğimizi yeyince hepimize bir ağırlık çöktü. İkizler kübra ve bahar eee
şimdi nereye diye heyecanla nalana bakınca. Fadik(Fadime,rehber kız)
Aslında çok gürültülü olmayan, güzel bir yer var orda kafaları çekebiliriz
deyince, ikizlerle zeynep ablam ve selvi abla gidelim dediler. Diğerleri
çekimser kaldılar.

Ben nerde bu yer uzakmı deyince., Ablam elif, aşkım ne farkederki bu
saatten sonra ben bi yere yürüyemem kimse kusura bakmasın.
Nereye gideceksek, anca taxi kurtarır beni dedi. Fadik, yokya
Hemingwey bar uzak deyil buraya.

En fazla bir km. onbeş dakikaya varırız. Ama hemen şurdan tramvayada
bine biliriz on dakikaya ordayız. Ben dedim vay anasına arkadaş nasıl bir
şehire geldiysek, John lenon duvarı, jemes dean restaurantı, Hemingwey barı
sonra fadiğe dönerek başka kaldımı deyince.

Sen eşşeğin büyüğünü ahırda unuttun… Kafka var daha Franz kafka.

Herkes ha ha ha haaa Tamam tamam ne yapıyoruz kızlar ben babama söz
verdim.Gitsek bile fazla kalamayız., kalsak bile kimse sarhoş felan olacam
zannetmesin. Kim ne içerse içsin en fazla iki kadeh. Herkes bana bakıyor
lafımın gerisini bekliyordu. Hadi hadi deyince herkes kalktı.

Ben garsonu çağırdım. Korumalardan biri hemen yanıma gelip hesap
ödendi çınar bey hazırsanız çıkalım dedi.

Madem öyle hadi kızlar dedim. Gercektende hava soğuktu ama yağmur
yoktu. On dakikada bara gelmiştik. Ama yine hayal kırıklığı, bar öyle büyük
şatafatlı bi yer deyil yani.

Genelde orta yaşlıların takıldığı sakin bi yer. Ama içerisinin atmosferi güzel.
Barın arkasında iki kişi çalışıyo. Biz hemen cocktail istedik seçimide onlara
bıraktık. Biz gelince barın havası değişti.

Eee birbirinden güzel bir sürü kız.

İçerde her milletten turistler vardı. Saat 11 olmamıştı daha bizler ikişer
cocktail çoktan içmiştik. Hadi herkes birer tane daha söylesin kalkalım
dedim.

Selvi abla durun dedi. Kaç kişiyiz ben tam on. Bardaki cocuğa ingilizce
olarak bişeyler söyledi.İlk defa selvi ablanın ingilizceyi bu kadar akıcı
ve güzel konuşuğunu duyuyordum. Ve bu benim bayağı hoşuma gitmişti.

Barmeid kız bize 20 tane şot tekila tepside getirip tam masanın ortasına
bıraktı. Selvi abla bardağın üstündeki limonu alıp tekilayı içip pardağın
kenarındaki tuzu yaladı sonrada limonu ağzına alıp suyunu sıkarak içti.

Sonra hadi kızlar deyince herkes onu gibi yapıp tekilalayı içtik. İlk
hissettiğim yanan bir ateşin mideme doğru indiğiydi…

Anladığım kadarıyla kimse daha önce içmemişti. Milletin hal ve
hareketlerinden bunu çıkarmıştım. Bir iki dakika geçmiştiki, canım yine
tekila içmek istedi.

Yine o ateş içime düşssün istedim. Bu sefer ben güvenilir bahis siteleri altım tekilayı havaya
kaldırdım.

Sonra hadi kızlar deyince hep birlikte diktik şotları. Bu sefer hepimiz işin
orospusu olmuştuk resmen.

Kalkalımmı deyince hep birlikte ayağa kalktık. Hesap dedim yine korumalar
ödemiş ama ben barın arkasındakilere bahsiş verdim ben öyle yapınca. Kız
wait wait dedi. Sonra tekila şişesini getirip birer şot daha doldurup bize
ikram etti müesseseden diye.

Kapıdan çıktığımızda soğuk hava pek etkilemiyodu, tekila içimizi yakmıştı
resmen. Korumalar 4 taxiye dağıldılar sonra peş peşe otele geldik saat
23.30 du. Babam ve annem lobinin kotuklarında muhabbet ediyorlardı.

Aslında yatmamışlar bizi beklemişlerdi. Babamların yanına gittik ben yine
anneme sarıldım. Keşke sizde gelseydiniz çok eylendik dedim. Annem sanki
çağırdınızda gelmedik deyip gönül koyduğunu belli etti.

Ben ayşe sultan bundan sonra benden kurtulamazssın. Ben nereye sen
oraya diyerek şapırdatarak yanaklarında öptüm.

Sonra babama dönerek öyle deyilmi cemal ağa deyince,beni hiç karıştırmayın
ben yaşlı adamım. Anneniz isterse gelsin deyince, böylelikte annemede izin
çıkmış oldu.

Babam hadi kalkın yatalım artık. Yarın yine bir sürü yeri gezeceğiz dedi.
Odaya girdiğimde üzerime ağırlık çökmüş.,Ama bir türlü uyuyamıyordum.
Ama asıl beni huzursuz eden bu gün yanlızca bir kere boşalmış olmama
karşı sikim bütün gün kazık gibi dolaşmıştım. Oda beni bayağı germişti.

Rahatlayıp uyumam lazımdı yarın alevnaz gelecekti. Aman yaa unuttuk,
ablam bu gün ona yer ayarlıyacaktı. Neyse unutmadan yarın sabah
hatırlatmalıydım.

Yarım saat sikimi okşadım olmadı, ne yaptıysam olmadı. Saate baktım
tam gece on iki. Aklıma kimi getirdiysem olmuyordu.

Herkes odada çift kalıyordu. Sonra aklıma selvi geldi. Bu gün resmen
kudurtmuştum kızı. Şirin abla kaç zamandır ğötümde dolaşıyo adeta ben
onu görmüyordum.

Dedim piyango size çıktı. Antık hanginiz denk gelirse.Telefonla mesaj
yazsam olmaz diğeri görebilir. Arasam ikiside uyanacak. Gidip usul usul
tıkırdattım kapılarını.

Ama gecenin sessizliğinde inanın o bile çok ses yapıyo.
Baktım selvi hala cin gibi. Anahtarını alıp gelsene senle konuşacaklarım
var dedim.

Şirin yeni uyudu, biraz sonra gelirim dedi. Ben döndüm odama kapıyı
aralık bıraktım gittim yatağa uzandım. Sonra selvinin ilk tekila içişi
aklıma geldi. Bundan sonraki benim daimi içkim tekilaydı. Bayağı
güzeldi ve insanın içini yakması iyi hissettiriyordu.

Selvi girdi odaya ürkek ürkek kapıyı kapadı. Ben hiç istifimi bozmadım
gelip baş ucuma yatağın üzerine oturdu. Bana bakıp ne konuşacaktın
benimle dedi. Çok heycanlı olduğu her halinden belliydi. Elimi dizinin
üstüne koyup, Selvi abla konuşacaklarımız çok özel,sana
güvenebilirmiyim.

Selvi, o ne demek çınar bana her zaman koşulsuz şartsız güvenebilirsin.
Bende senin bir ablan sayılırım.

Yatağın ortasına doğru kayıp elimle yatağa vurarak,tamam o zaman
buraya gel. Zıpladı yatağa, dizlerimizin üzerinde göz göze bakıyorduk.
Seninle bir oyun oynayacağız. Bu oyun seninle benim aramdaki en özel
şey olacak. Kimse ne bilecek nede duyacak. Bu oyunu oynamak

istiyormusun? Evet istiyorum. Eğer oyuna devam etmek istersen,
ben sana sorduğumda sıcak diyeceksin. Eğer devam etmek isyemiyorsan
soğuk diyeceksin. Öyle dediğin anda oyun biter.

Varmısın dedim. Heyacandan sesi öyle titrediki konuşamadı bile.
Yanlızca hı hı diyebildi.

O zaman oyuna başlıyorum oyun başladıktan sonra ben sana sorana
kadar oyuna devam etmek zorundasın.

Oyunun en olmadık yerinde oyunu bozarsan bir daha sana asla
güvenmem.

Dedim ya bana sonuna kadar güvenebilirsin. Ben, kapat gözlerini oyun
başlıyor selvi abla..

Kapattı gözlerini. Şimdi uzan yatağa ve ben söyleyene kadar açmak
yok tamammı..

Tamam çınar.

Devam edecek…
Bu aralar benden yorum ve beğenilerinizi esirgiyorsunuz gözümden kaçmadı…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32